Vertigo (Baş Dönmesi)

VERTİGO’DA CERRAHİ TEDAVİ

Vertigo (Baş dönmesi) en sık nedneleri iç kulak hastalıklarıdır. Henüz klasik kitaplarda tanımlanmamış iç kulak denge sistemi ile ilgili hastalıklarda mevcuttur. Kendi bilgi, birikim ve deneyimimiz ile hastalarımıza yeni tedaviler bulmak için araştırmalar yapmaktayız. Cerrahi tedavi uyguladığımız durumları özetleyebiliriz.

  1. Östaki Balon Tedavisi: Östaki orta kulak ile geniz arasında kulağın basınıcı ayarlayan bir kanaldır. Bazı iç kulak denge sistemi hastalıklarında östaki disfonksiyonu mevcuttur. Özellikle tekrarlayan medikal tedavi ve manevralar ile geçmeyen vertigo’da eğer östaki kanalı tıkanıklığı mevcut ise uyguladığımız ve oldukça etkili sonuçlar aldığımız bir tedavidir. Eş zamanlı kulağa uzun süre kalıcı tüp de takılır. Aşığda belirtilen Menire Hastalığında da uyguladığımız ve atakları önlemede oldukça yüz güldürücü sonuçlar almaktayız.
  2. MENİERE HASTALIĞI: İlk defa Prosper Ménierè tarafından 1861 yılında tanımlanmıştır.  Tipik olarak 4 temel özelliği olan bir iç kulak hastalığıdır; bunlar ataklar halinde ortaya çıkan rotatuar vertigo, dalgalanmalarla seyreden ve giderek ilerleyen sensorinöral işitme kaybı (SNİK), kulakta basınç hissi ve tinnitustur. Tekrarlayan şiddetli ataklar geçiren hastalara intratimpanik tedaviler uygulanir. En çok intratimpanik olarak steroid enjeksiyonu yapılır. Buna rağmen ataklar geçmiyor ise ve işitmede orta ileri derecede bozulmuş ise, rezidüel işitmeyi de yok edici intratimpanik gentamisin tedavisine geçilir (Kimyasal labirentektomi). Bu şekilde vertigo tedavisinde başarı sağlanır, ancak hastada kalıcı sensörinöral işitme kaybı ve tinnitus kalıcı olur. Cerrahi tedavilerde, endolenfatik kese dekompresyonu, endolenfatik keseye tüp tatbiki, vestibuler nörektomi ve kulağaventilasyon tüpü uygulaması, işitmeyi koruyan prosedürlerdir. İnvazif ve infaziv olmayan tedavilerin başarı olasılıkları %50-60 civarında olup, biribirlerine bir üstünlükleri yoktur. Labrientektomi destrüksiyon amacı ile yapılırdı, ancak günümüzde kimyasal labirentektomi ile aynı sonuçlar alınabilmektedir.
  3. PERİLENF FİSTÜLÜ: İç ve orta kulak arasında anormal bağlantı ile perilenf veya endolenf sıvısı kaçağı olmasıdır. Kaçak doğal yollardan oval veya yuvarlak pencere yolu ile olabilir veya kemik dehisanslardan da kaynaklanabilir. Ani basınç değişikliği ile baş dönmesi, işitme kaybı, tinnitus ve nistagmus oluşur. Fistül testi; pnömatik otoskopla diş kulak yolundaki basınç artırılırsa hastada vertigo ve nistagmus ortaya çıkar. Tedavi; yatak istirahati, hastanın baş kısmının elevasyonu, laksatifler, anti-vertiginöz ilaçlar verilir. Cevap vermeyen vakalarda cerrahi eksplorasyon gerekir. Çoğu kez kaçak tespit edilemez ve olabilecek yerler oblitere edilir.
  4. TEMPORAL FRAKTÜRLER: Künt travmalar ile temporal kemikte oluşan transvers kırıklar, vestibülden geçer ise veya iatrojenik olarak mastoidektomi ve stapes cerrahisinden sonra orta çıkabilir.
  5. OTİTİS MEDİA: Temporal kemik enfeksiyonları labirentite neden olabilir. Labirentit, seroz veya suppuratif olarak iki sınıftır. Seröz labirentit, bakteri toksinlerinin iç kulağı etkilemesiyle oluşur. Ani ve yüksek frekanslarda işitme kaybı ile kendini gösterir. Suppuratif labirentit, bakterilerin direkt olarak iç kulağı etkilemesiyle oluşur. Ağır vestibuler ve kohlear semptomlar ortaya çıkar ve kalıcı sekel oluşur. Kolestetatomlu kronik otitis mediada, semisiriküler kanal veya vestibül üzerinde kemik erozyonu oluşursa, vertigo oluşabilir. Mastoidektomi ve patolojinin obliterasyonu yapılır.
  6. TÜMÖRLER: Pontoserebellar köşede görülen tümörler, vestibüler siniri etkileyip vertigo oluştururlar. En son Akustik Nörinomlar görülür. En sık semptomu tek taraflı işitme kaybıdır. Tinnitus ve dizziness semptomları da eşlik edebilir. İşitme kaybı genellikle yüksek frekanslarda olur (4-8 kHz). Gadolinium’lu MR ile küçük tümörler bile görüntülenebilir En sık vestibuler sinirin superior dalından gelişir. Yavaş büyüdüğü için (2.5-4 mm/yıl) semptomları belirgin olmaz. Tümör belli bir büyüklüğe ulaşınca (>2.5 cm) fasyal ve trigeminal sinirler tutulur. Cyberkinfe, gamaknife veya steortaktik radyocerrahi ile tümör büyümesi durudurulur. Pogresyon gösteren ve bası semptomları oluşururlar ise cerrahi tedavi gerekir..